Matt Haig'in daha önce Gece Yarısı Kütüphanesi kitabını okumuştum ve sevmiştim. Kitap yorumumu okuyan bir arkadaşımda da bu kitabı varmış ve değişik tokuş yaptık. Ama bu kitabını Gece Yarısı Kütüphanesi kadar sevdiğimi söyleyemeyeceğim. Yazarın bu kitabı da bilim kurgu. Bir hastalık yüzünden çok yavaş yaşlanan ve bu yüzden hayatı boyunca sevdikleri zarar görmüş bir adam hakkında. Kitabın içinde çok fazla tarihi kişilik var, bu kısımları bana biraz yapay geldi. Bir de kitabın sonu çok aceleci bağlanmış, bana göre mantıksızlıklar vardı. Ben çok sevmedim ama sevenleri çıkabilir tabii ki. Kitapta sevdiğim ve altını çizdiğim bir cümleyle yazımı bitiriyorum: "masumiyetlerini kanıtlamak için nehirlerin dibinde boğulanlar, kadınlardı."
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Spinoza'nın Sevinci Nereden Geliyor?
Spinoza en sevdiğim felsefecilerden biri. Einstein'a Tanrı'ya inanıyor musunuz diye sorduklarında, Spinoza'nın Tanrı'sına ...
-
Okulun düzenledigi online seminerlerden birinde dinlemiştim Şeçil Akagün Cüntay'ı ve söyledikleri bana çok mantıklı gelmişti. Konu ile...
-
Cervantes'in romanın kahramanı Don Kişot gibi garip bir hayat hikayesi var. 20'li yaşlarında bir kadın yüzünden düelloya katılan Cer...
-
'Jane Austen, kırk iki yıllık gözden uzak ve sade yaşantısına karşın, yazdıklarıyla ingiliz edebiyat tarihinin bir kült romancısı olma...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder